Elmas ile pırlanta aynı ham maddedir. Toprak altından çıkan madene ham elmas (veya elmas) denir. Ham elmas işlendikten ve mücevher için özel "pırlanta kesimleri" ile traşlandıktan sonra pırlanta adını alır. Ayrıca toprak altından çıkan ham elmas "elmas kesim" (rose cut) şeklinde kesildikten sonra elmas adını alır ve bu kesim genellikle daha pırıltılı olması için altına foya konularak takılara mıhlanır. Genel olarak pırlanta kesim, elmas kesime göre daha değerlidir.
- Ham elmas, çok yüksek basınç (70 000 kg/cm3) ve sıcaklıklarda (2000 °C) kristalleşen karbondan oluşur. Bu tür bir ortam ancak 150-200 km derinliklerde mevcuttur ve ham elmas bu derinliklerde oluşmaktadır.
- Daha sonra, volkanik patlamalarla ham elmaslar yeryüzüne doğru itilirler. İçinde ham elmas bulunan volkanik maddelere "kimberlit" ve "lamproit" denilmektedir.
- Elmas dünyanın en sert maddesidir, elması elmastan başka bir şey kesemez ve zamana meydan okur.
- Milyarlarca yıl önce oluşmuştur. En genç elmas ortalama 900 milyon en yaşlı elmas ortalama 3.2 milyar yıl yaşındadır.
- Doğanın gerçekten mucizesidir.
- Sonsuz aşk ve sevginin sembolü olarak kullanılır.
18.Yüzyıla kadar Hindistan dünyanın tek ham elmas kaynağıydı. 19. Yüzyılın ikinci yarısında, ilk ham elmas Afrika'da bulundu. Şu anda başlıca elmas üreticisi ülkeler arasında Avusturalya, Zaire, Rusya, Botswana, Güney Afrika sayılabilir.
Ham elmas çıkarma yöntemleri, ham elmasın kendini yerin yüzeyine ne şekilde gösterdiğine bağlı olarak değişmektedir. Kimberlit hatlarının çıkarılması için çukur açma yöntemi ya da "yeraltı madenciliği" gerekmektedir. Kimberlit parçasından erozyon yoluyla kurtulan elmas kristalleri nehirlerle taşınır. Buna "alüvyal madencilik" denir. Kumlu kıyı katmanlarının kullanılması ise açık teras yapısıyla olmaktadır ki buna da "deniz madenciliği" denir. Ham elmas bulmak büyük endüstriyel operasyonların sonucu olabileceği gibi, küçük ölçekli manuel yöntemler de mevcuttur. Bir karat pırlanta için ortalama 250 ton kaya, kum ve çakılın çıkarılması gerekir. Dünyadaki yıllık üretim 100 milyon karata eşittir ki bunun sadece yaklaşık %50'si mücevher kalitesindedir.
Ham elmas son şeklini ve parlaklığını alana kadar bir dizi işlemden geçer. Hiçbir ham elmas bir diğerine benzemez. Bu yüzden ham elması en avantajlı bir biçimde işlemek için ayrıntılı olarak incelemek ve en iyi berraklığı en az ağılırlık kaybıyla elde etmeye çalışmak gerekir. Ham elmasın işlenmesi sırasıyla şu adımlarla olur : işaretleme, yarma, kesme, şekillendirme ve son olarak taşın yüzeyinde fasetler (traş edilmiş değerli taşların yüzü) oluşturmak.
1990'ların sonunda dünya, Afrika'daki bazı isyancı hareketlerin, meşru ve uluslararası bazda tanınmış hükümetlere karşı giriştikleri çatışmaları finanse etmek için birçok yolun yanı sıra yasa dışı elmas ticareti yaptıklarını da ortaya çıkardı.
İhtilaflı bölge elmasları hakkında farkındalık geliştikçe, sivil toplum kuruluşlarının desteğini yanına alan elmas sanayi, farklı isyancı örgütlerin neden olduğu ve insanların yaşadığı ciddi acılar konusunda daha büyük endişeler yaşamaya başladı.
İhtilaflı bölge elmasları, dünya ticaretinin çok küçük bir bölümünü temsil etse de, elmas endüstrisi sorunun üzerine kararlılıkla gitmeyi öncelikle ahlaki bir zorunluluk olarak gördü ve üyelerini ihtilaflı bölgeli elmaslarının ticaretini durdurma kampanyasında birleşmiş bir cephe oluşturmaları için harekete geçirdi. Bu çabaların sonucunda ve Kimberley Süreci otoritelerinin 2004 yılında bildirdiği üzere, dünya elmas arzının %99'dan fazlası, çatışmalarla ilgisi olmayan kaynaklardan elde edildiklerine dair sertifikalanmıştır.
Kimberley Süreci, ihraç edilen ve uluslararası sınır geçen her bir ham elmas sevkıyatının tahrif edilemez konteynerlerde taşınması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, elmasların ihtilaflarla ilgisi olmayan kaynaklardan elde eldildiğini taahüt eden hükümet tasdikli, taklit edilemez, özel numaraları ve sevkiyat bilgilerini içeren Kimberley Süreci Sertifikası da sevkıyata eklenmektedir.
Bugün, Türkiye'nin de dahil olduğu 68 hükümet, sivil toplum kuruluşları ve elmas endüstrisi Birleşmiş Milletler kapsamındaki bu süreç tarafından yasal olarak bağlanmıştır.
Pırlantanın fiyatlanması 4C özelliklerinin hepsinin bir arada yorumlanması ile belirlenir. Hiçbir C özelliği diğerininden daha önemli değildir. Burada önemli olan pırlanta satın alacak veya kullanacak kişinin hangi C özelliğini diğer C özelliklerinden önde tuttuğudur.
4C (Color) Renk
Pırlantaların renkleri en önemli karakterisitik özelliklerinden biridir çünkü insanın göze çarpan ve dikkatini çeken tarafıdır. Pırlantanın renk paleti oldukça geniştir. Pembe, kırmızı, mavi, sarı, kahverengi ve siyaha kadar değişik renklerde doğada bulunabilir. Doğada rastlanan en nadir renk kırmızıdır. Beyaz harici bulunması zor olan nadir renklere"fancy" (fantezi) renkler denir.
Pırlantaların çoğu renksiz gibi gözükür. Fakat aralarında belli belirsiz çok az ton farkları vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksiz (beyaz) ise o kadar değerlidir çünkü doğada bulunma şansı çok daha düşüktür. Gemological Institute of America (GIA)'in belirlemiş olduğu pırlantada renk skalası D'den Z'ye harf sırasına göre sınıflandırılır. En beyaz renk D, en sarıya yakın renk ise Z olarak belirtilir.D-E-F renkleri doğada bulunması çok zor renklerdir.
4C (Carat) Karat
Pırlantanın ağırlığı karat ile ölçülür. Karat bir ağırlık ölçüsü olup pırlantanın en kolay ölçülebilir niteliğidir. "Karat" sözcüğü, eski mücevher tüccarlarının pırlantalarını tartmak için kullandıkları "carob" adı verilen keçi boynuzu tohumundan gelmektedir. 1 karat 0.2 gramlık (200 mg) standart bir metrik ölçüdür. Pırlantaların karat ağırlıkları arttıkça değerleri de artar.
4C (Cut) Kesim
Kesim, elmas üzerinde insan eliyle yaratılan tek özelliktir. Pırlantanın göz kamaştırıcı ışıltısı, kesimin ustalığına ve kullanılan teknolojiye bağlıdır. Kesim ne denli iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o denli artar. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın "külah" olarak adlandırılan alt kısmından kaçar.
4C (Clarity) Berraklık
Pırlantanın toprak içinde oluşumu bir anda değil, birkaç safhada meydana gelmiştir. Sabit olmayan basınç, sıcaklık ve soğuma gibi şartlar, pırlantaya oluşumu sırasında içerisinde hata diye bilinen iç özelliklerini oluşturmuştur. Doğal izler ne denli az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak çok zor olduğundan, izi en az olan pırlanta "kusursuza yakın" sayılır.
Gemological Institute of America (GIA)'in belirlemiş olduğu pırlanta berraklık skalasındaki VVS1-VVS2 veya VS1-VS2 kademedir, VVS1 bir adet leke, VVS2 iki adet leke olduğu anlamına gelmez. Bu skala 10 defa büyütme standardına göre sınıflandırılmıştır.
Berraklık Skalası:
FL : (Flawless) IF : (Internally Flawless) VVS1 : (Very Very Slightly Included 1) VVS2 : (Very Very Slightly Included 2) VS1 : (Very Slightly Included 1) VS2 : (Very Slightly Included 2) SI1 : (Slightly Included 1) SI2 : (Slightly Included 2) I1 : (Included, Grade 1) I2 : (Included, Grade 2) I3 : (Included, Grade 3)
Altın kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir elementtir. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, doğada serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilk çağlardan beri ilgisini çekmiştir.
Altın, parlak sarı rengi ve ışıltısıyla göz alan ağır bir metaldir. Üstelik kolay kolay tepkimeye girmeyen çok kararlı bir element olduğu için havadan ve sudan etkilenmez. Bu yüzden hiçbir zaman paslanmaz, kararmaz ve donuklaşmaz. Bir başka özelliği de saf haldeyken çok yumuşak olmasıdır; bu nedenle kolayca dövülerek biçimlendirilebilir. Altın bütün bu özellikleriyle tarih boyunca en değerli metallerden sayılmıştır.
Altının kimyadaki saflığı "yüzde" ile, mücevhercilikteki saflığı ise"ayar" terimiyle ifade edilir. Buna göre 24 ayar altın % 100 saf altını, 22 ayar ise % 91, 6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının % 8,4’ü diğer metaller ile tamamlanmıştır. 18 Ayar %75,0, 14 Ayar %58,3, 8 Ayar %33,3 saf altını ifade eder.
Altına gümüşün ilavesi yeşilimsi, nikel ve platinin ilavesi beyaz, çinkonun ilavesi sarı ve bakır ilavesi de bakır miktarına göre sarıdan kırmızıya kadar değişen renkler kazandırır. 24 Ayar altın çok yumuşak olduğundan mücevher sektöründe daha dayanıklı ve sert 18 Ayar altın çok daha fazla kullanılır.
Ametist (Amethyst)
Ametist kelimesi Yunanca "amethystos" denen "sarhoş değil" kelimesinden gelir. Budistler taşın meditasyona yardımcı olduğunu düşünürler ve Tibet'de tespihle yapılan dualarda Ametist taşı kullanılır.
Asil mor rengiyle yıllarca kral ve kraliçelerin favori taşlarından biri olan ametist, fiyat olarak çok pahalı bir taş değildir. Renginin zenginliği ve taşın dayanıklılığı sayesinde en popüler taşlar arasındadır.
Ametist açık mordan çok koyu mora kadar bir renk yelpazesi vardır. Değişik şekil, kesim ve boyutta bulunabilir.
Akuamarin (Aquamarine)
İsmini deniz suyundan almıştır ve soluk maviden orta koyuluktaki maviye kadar giden bir renk yelpazesi vardır. Daha koyu renkleri daha değerlidir. Açık renk ve berrak bir taş olduğundan, taşın içerisindeki lekeler rahat gözükür. Bu yüzden içi temiz taşlar daha makbuldur.
Efsanelere göre, akuamarinin deniz kızlarının hazinesi olduğu ve denizcileri denizde koruduğu söylenir. Evli çiftlerin ilişkilerini rahatlatıcı özelliğinden evliliğe iyi geldiği, kötülüklerden koruduğu söylenir.
Sitrin (Citrine)
Fransızca limon anlamına gelen "citron" kelimesinden gelen sitrin (citrine), genellikle limon renginde doğada bulunur.
Eski zamanlarda sitrin taşı, yılan zehirine ve kötü düşüncelere karşı koruma olarak taşınırdı.
Sarı renkden bal sarısı rengine kadar bir yepazeye sahip olan sitrin, farklı kesim ve çok iri boyutlar da dahil olmak üzere görülebilir.
Mercan (Coral)
Eski zamanlarda mercanın uğurlu bir taş olduğuna, kanamayı durdurduğuna, kötü ruhlardan koruduğuna ve kasırgaları engellediğine inanılırdı.
Genellikle kırmızı renkte olan mercanın, siyah ve açık pembe renkleri de bulunur.
Zümrüt (Emerald)
Zümrüt aşk ve yeni doğumu sembolize eder. Zekayı ve kalbi açık tuttuğu söylenir. Eski Mısır'da firavunlar boyunlarında zümrütle gömülürlerdi, taşın sonsuz gençliği sembolize ettiğine inanılırdı. Zümrüt Cleopatra'nın en favori yarı değerli taşıydı.
En değerli zümrüt taşları parlak, baharda yağmurdan sonraki çimlerin rengindeki yeşildir. Zümrütün taşının iç kısmının lekesiz olması çok çok nadir ve bulunması çok zor olduğundan dolayı, bazı lekeler taşın değerinde azalma yaratmaz.
Zümrüt, yakut, pembe ve kırmızı turmalin doğada lekeli bulunur ve lekesiz bu taşları bulmak çok zordur, sadece görece olarak daha az lekeli olanlar daha değerlidir...
Zümrüt asla sıcak ve sabunlu suyla temizlenmemelidir. Oda sıcaklığındaki su ile temizlenip, etrafında oluşan tozlar yumuşak bir bezle silinmelidir.
Garnet (Garnet)
Genellikle doğada koyu kırmızı renk olarak bulunan garnet, aslında sadece mavi renk harici tüm renklerde doğada görülebilir.
Garnet, yolculuk yapanlar sırasında taşınan ve kazalardan koruyan, kabus gördürmeyen bir taş olduğuna inanılırdı.
Aytaşı (Moonstone)
Taşı gördüğünüzde, taşın isminin aytaşı olmasının sebebini daha iyi anlarsınız. Taşın yaydığı pırıltı ay ışığı, mehtap gibidir.
Eski Romalılar taşın gerçekten ay ışığı ile oluştuğunu düşünmüşlerdir. Efsaneye göre, dolunay zamanı taş, ağız içinde tutulduğu zaman geleceğin görüleceğine inanılmış.
Aytaşı gri, kahverengi, yeşil, sarı, pembe gibi birçok renkte seffaf ve yarı seffaf şekillerde bulunabilir. Genellikle parlaklık etkisini daha da arttırsın diye oval ve kabuşon (bombeli kesim şekli) şeklinde kesilir.
Opal (Opal)
Taşın üzerinde gökkuşağının birçok rengi dansedermiş gibi duran opal, eskiden sarışınların saçının sarılığının gitmesini engellediğine inanılırdı.
Renkli görünümün haricinde beyaz ve siyah da görülebilir. Genellikle kabuşon tarzında kesilen opal çok sert bir taş değildir.
Peridot (Peridot)
Peridot, canlı yeşil rengi ile uzaktan hemen farkedilebilen bir taştır. Eski Romalılar bu taşa akşamda mum ışığında bile rahat farkedilebilir olduğundan akşam zümrüdü demişlerdir. Peridot, ilaçların etkisini arttıran ve güçlendiren yanı olduğuna inanılırdı.
Yakut (Ruby)
Safirle birlikte corundum minerali ailesi üyesi olan yakut, eski dillerden olan Sanskritçe'de taşların kralı anlamına gelen ratnaraj denirdi.
En makbul renkleri canlı, koyu kırmızılardır.
Safir (Sapphire)
Asalet ve sadakatı simgelediği söylenen ve yakutla bilirlikte corundum minerali ailesi üyesi olan safir, doğada genellikle mavi renk ve tonlarında bulunur. Safir, kırmızı hariç tüm renklerde doğada görülebilir. Sadece kırmızı renkli bulunmazlar, kırmızı renkli olanlara yakut denir.
Persliler, dünyanın kocaman bir safir taşa dayandığını ve taştan gelen yansımayla havanın mavi olduğunu düşünmüşlerdir.
Topaz (Topaz)
Genelde mavi renkli olarak görülen topaz taşın, kırmızımsı turuncu rengi de mevcuttur. Eski Yunanlılar topaz taş takan kişinin gücünü attırdığına inanırmış.
Sarı ve konyak rengindeki kahverengi renglerde daha çok görülen topaz, farklı boy ve kesimlede bulunabilir.
Turmalin (Tourmaline)
Doğada birçok renkte bulunan turmalin, genelde pembe ve yeşil tonlarda çokça bulunur. Turmalin taşının içinde çok sık lekeler olduğundan, bazı lekeler taşın değerini düşürmez.
Turkuaz (Turquoise)
Tibet'de sağlıklı olma, iyi ve şanslı gelecek ve kötülüklerden koruduğuna inanılan turkuaz mavinin tonlarında değişik tür kesimlerde bulunabilir.
1824 yılında oluşturulan bu ölçek aşağıda adı geçen minerallerin birbirlerini çizebilmesi mantığına göre oluşturulmuştur. Listenin en başında olan, en sert mineral elmastır.
İnci, istiridye cinsi bazı çift kabuklu su hayvanlarının içinde oluşan değerli bir taştır. İnci, kabukla epitelyum arasına yabancı bir maddenin (kum taneciği, herhangi bir ufak sert cisim) yerleşmesi sonucu oluşur. İçine yerleşen bu yabancı maddeden kendini korumak için istiridye bu maddeyi sedefiyle kaplar.
Kültür incileri, istiridye içine yerleştirilen ufak düzgün boncuk sayesinde oluşur. İstiridye boncuğun üzerine salgıladığı sedefle çok düzgün şekilde inci oluşur.
İncinin değeri, yüzeyinin parlaklığı ve canlılığı, rengi, boyutu, şekli ve bu şeklin düzgünlüğü, yüzeyinin düzgünlüğü gibi faktörlerin bir arada yorumlanmasıyla anlaşılır.
İncili Mücevher Bakımı
- İncilerin temizliği nemli, yumuşak bir bezle yapılabilir.
- İnciler yumuşaktır, çabuk çizilir, aynı yerde muhafaza etmeyin ve kutu veya keselerde muhafaza edin.
- Kimyasal maddelerden uzak tutun (saç spreyi, parfüm, kozmetik kremler,...vs)
- Isıdan ve ısı değişimlerinden uzak tutun.
- Diş fırçası kullanmayın, inciyi çizebilir.
- Sudan uzak tutun, banyo yaparken ve denize veya havuza girerken çıkartın. İnci ipinin ıslanması, ipin daha hızlı deforme olmasını sağlar. Ayrıca havuzdaki klor ve banyodaki şampuan veya sabun incinin bozulmasına veya deforme olmasına yol açabilir.
- İncili yüzük parmakta takılıyken hem sabundan hemde yoğun sudan korumak anlamında el yıkamada yüzük parmaktan çıkartılmalıdır.
Pırlantalı Mücevher Bakımı (Mücevherde sadece pırlanta taşlar varsa)
- Ilık suda, sıvı bir deterjanla pırlantalı mücevherlerinizi yumuşak bir diş fırçasıyla evde temizleyebilirsiniz.
- Bir kabın 1/6'üne amonyak, 5/6'ünü suyla doldurup pırlantalı mücevherinizi bu kapta bekletebilirsiniz.
- Belli aralıklarda (ortalama senede bir defa) mücevherlerinize profesyonel bakım ve temizlik yapılması tavsiye edilir.
- Spor yaparken, ev işi, tamirat... vs yaparken mücevher, özellikle de renkli taşlı mücevher takmayın.
- Mücevherlerinizi ayrı ayrı kutu veya keselerde muhafaza edin. Aynı kutu veya kesedeki taşlar birbirlerini çizilebilirler. Özellikle pırlanta en sert taş olduğundan dolayı beraber muhafaza edildiği her sert objeyi çizebilir.
- Renkli Taşlı Mücevher Bakımı: (Mücevherde pırlantanın yanında renkli taş varsa)
- Hafif nemli bir bezle silip, orta sıcaklıkta suyla durulaması yapılabilir. Yumuşak bir diş fırçası ile de temizliği yapılabilir. Belli aralıklarla profesyonel temizlik (ortalama senede bir defa) yapılmaması tavsiye edilir.
- Renkli taşları ısı değişiminden koruyun. Renkli taşlar çatlayabilir veya bozulabilir. Soğuk sudan sıcak suya sokmayın veya sıcak buhardan uzak tutun. Direkt güneş ışığından uzak tutun.
- Spor yaparken, ev işi, tamirat... vs yaparken mücevher, özellikle de renkli taşlı mücevher takmayın.
- Mücevherlerinizi ayrı ayrı kutu veya keselerde muhafaza edin. Taşlar birbirlerini çizilebilirler. Özellikle pırlanta en sert taş olduğundan dolayı beraber muhafaza edildiği her sert objeyi çizebilir.
- Parfüm, krem, saç spreyi gibi kimyasallardan renkli taşlarınızı uzak tutun. Renkli taşlarınızın canlılığı, renkleri ve (veya) özellikleri kaybolabilir.